Understand spoken Turkish

English-Turkish Dictionary - I

2 (1) A (80) B (16) C (21) D (23) E (23) F (52) G (11) H (72) I (146) K (2) L (6) M (21) N (27) O (65) P (5) Q (1) R (5) S (68) T (222) U (6) V (3) W (109) Y (32)
English Turkish Recording Learn
it is you Sensin
it was oldu
It’ll be fine. Sorun olmayacak.
It’s five to two. Skor 2’ye 5.
It’s for her. Bu onun için.
It’s good. İyi.
It’s half past one. Saat bir buçuk.
It’s here. İşte burada.
It’s him! O, işte o!
It’s me. Benim.
It’s now or never. Ya şimdi ya da asla.
It’s only Tom. Bu sadece Tom.
It’s ten past eight. Saat sekizi on geçiyor.
It’s ten to two. Saat 2’ye 10 kala.
It’s too big. Çok büyük.
It’s twenty-five past eight. Saat sekizi yirmi beş geçiyor.
It’s what day? Bugün hangi gün?
I’ll be back at three o’clock. Saat üçte geri döneceğim.
I’ll be back by nine. Saat dokuza kadar geri döneceğim.
I’ll be back soon. Yakında döneceğim.
I’ll be right back. Hemen geri döneceğim.
I’ll come back. Geri döneceğim.
I’m 46 years old. 46 yaşındayım.
I’m dropping out of school. Okulu bırakıyorum.
I’m eighteen. On sekiz yaşındayım.
I’m free now. Artık özgürüm.
I’m going Ben gidiyorum
I’m going to be late for work. İşe geç kalacağım.
I’m going to see you. Seni göreceğim.
I’m going to work. İşe gidiyorum.
I’m in my car. Arabamdayım.
I’m late Geciktim
I’m not coming home. Eve dönmüyorum.
I’m not coming today. Bugün gelmiyorum.
I’m still alive. Hâlâ hayattayım.
I’m thirty years old. Otuz yaşındayım.